| ARAŞTIRMA MAKALESI | |
| 1. | DİABETLİ HASTALARDA KLİNİK VE SUBKLİNİK İŞİTME BOZUKLUKLARININ ABR İLE İNCELENMESİ THE EXAMINATION OF CLINICAL AND SUBCLINICAL HEARING DEFECTS WITH ABR IN DIABETIC PATIENTS Derya Berk, Önder Doğan, Mehmet KülekçiSayfalar 638 - 641 Bu çalışmada 40 diabetik hastaya ABR uygulanarak işitme yollarının fonksiyonel bütünlüğü değerlendirildi. Diabetli hastalarda V.dalga mutlak latansında ve I-V interpeak latansında anlamlı uzama saptandı. Diabet komplikasyonlarının varlığına bağlı olarak Auditory Brainstem Response (ABR) dalga latanslarındaki uzamanın arttığı görüldü. Komplikasyonlu grup Tip I ve Tip II olarak ayrıldığı zaman, Tip II diabetiklerde diğer gruplara göre anlamlı bir V. dalga mutlak latans uzaması tespit edildi. Tedavi şekline ve diabetin süresine göre ABR latanslarında anlamlı uzamalar tespit edilmedi. |
| 2. | NEFROTİK SENDROMLU OLGULARIMIZIN KLİNİK SEYİR VE TEDAVİYE CEVAPLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ CLINICAL COURSE AND TREATMENT RESPONSE IN PATIENTS WITH NEPHROTIC SYNDROME Meral İnalhan, Betül Sümer, Lale Pulat Seren, Sevinç Akarçay, Tuğrul Sabuncu, Savaş İnanSayfalar 642 - 645 Hastanemiz Büyük Çocuk Kliniğinde 1993-1996 yılları arasında Nefrotik Sendrom (NS) tanısı alarak, tedavi edilen, 1-14 yaşlarında 22'si (%44.8) kız, 27'si (%55.2) erkek 49 hastanın klinik seyir ve tedaviye yanıtlarını retrospektif olarak inceledik. Olguların 46'sı (%93.8) primer nefrotik sendrom (NS), 3'ü (%6.1) sekonder NS'lu idi. Primer NS'lu olguların da biri (%2) mezangioproliferatif glomerulonefrit, 45'i (%98) minimal lezyonlu nefrotik sendrom (MLNS)'du. MLNS'lu 17 (%37.7) olgu tedaviye yanıt vermiş ve rölaps gözlenmemiştir. 5 olguda (%11.1) az rölaps, 13 (%28.8) olguda sık rölaps, iki (%4.4) olguda steroide bağımlılık, 5 (%11.1) olguda steroide direnç tespit edilmiştir. Üç olguda (%6.6) spontan iyileşme görülmüştür. Sekonder NS'lu olgularımızın ise biri (%33.3) amiloid nefroz, bir diğeri (%33.3) lupus nefriti, diğeri (%33.3) ise hepatit A nefritiydi. Lupus nefritli hastamız yüksek doz steroid tedavisine yanıt vermiş olup diğer amiloid nefroz ve hepatit A nefriti olgularımıza anjiotensin converting enzim inhibitör (ACEI) uygulanmıştır. Amiloid nefroz dışındaki olgumuzda proteinüri azalmıştır. |
| 3. | SEZERYAN OPERASYONUNDA ANTİBİYOTİK PROFİLAKSİSİNİN İNFEKSİYÖZ MORBİDİTE ÜZERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF ANTIBIOTIC PROPHYLACSIS ON MORBIDITY IN CAESEREAN SECTION Kenan Sofuoğlu, Sadiye Eren, Mehmet Uludoğan, Yasemin Yakut, Tansel ÇetinkayaSayfalar 646 - 648 Son yıllarda sezeryan operasyon oranı önemli bir artış göstermiştir. Yara infeksiyonu, endometrit ve üriner sistem infeksiyonu sezeryan sonrası en sık morbidite nedenleridir. Risk faktörleri arttıkça infeksiyon insidansı %85'lere ulaşabilmektedir. Bu nedenle infeksiyöz morbiditeyi önlemek için profilaktik antibiyotik kullanımını destekleyen birçok çalışma bildirilmiştir. Hastanemizde muhtelif endikasyonlarla sezeryan operasyonu uygulanmış, 78 olguda I.V. ampicillin + sulbactam'ın ve sefazolin-sodyum'un infeksiyöz morbidite üzerindeki etkisini kıyaslamak için prospektif yapılan çalışmada bir grup hastaya tek doz 2 gr ampicillin + sulbactam (umbilikal kord klempe edildikten sonra), diğer grup hastaya sefazolin sodyum (kord klempe edildikten sonra) 2 gr, sonra postop 6. ve 12. saatte 1 gr I.V. yoldan uygulandı. Birçok çalışmada sezeryan operasyonunda profilaktik antibiyotiğin gerekliliği kanıtlandığı için plasebo grup oluşturulmadı. Postop dönemde hastalar ateş, uterin hassasiyet, kötü kokulu loşi, üriner infeksiyon, insizyon yerinde ödem, hiperemi, endurasyon ve akıntı ile hospitalizasyon süresi açısından izlendi. Sonuç olarak her iki antibiyotik infeksiyöz morbiditeyi önlemede oldukça etkili bulundu. Gruplar birbirleriyle istatistiki açıdan kıyaslandığında aralarında anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). |