E-ISSN : 2587-1404
ISSN    : 2587-0998

Hızlı Arama




SOUTHERN CLINICS OF ISTANBUL EURASIA - South Clin Ist Euras: 6 (1)
Cilt: 6  Sayı: 1 - 1995
ARAŞTIRMA MAKALESI
1.
DOĞUM ANALJEZİSİNDE EPİDURAL KATATER İLE %0.5 BUPİVAKAİN UYGULAMASI
THE APPLICATION OF BUPIVACAINE 0.5% WITH EPIDURAL CATHETER IN LABOR ANALGESIA
Zeynep Parlar, Birol Cengizoğlu, Mesut Ünsal, Kadir Güzelmeriç, Mehmet Osmanağaoğlu, Orhan Ünal
Sayfalar 523 - 526
Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde yapılan bu çalışmada, doğum ağrısının giderilmesinde epidural katater ile uygulanan %0.5'lik bupivakain'in anne ve fetus üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini incelemeyi amaçladık. Epidural analjezi uygulanan ve uygulanmayan gurupta VAS değerleri (visuel analog skoru), analjezi durumu, hemodinamik değişiklikler, yan etkiler, Apgar değerleri, anne ve yenidoğan kan PO2, PCO2 ve Ph değerleri takip edilerek değerlendirildi. İki gurup arasında incelenen parametreler bakımından anne ve bebeği etkileyecek anlamlı bir fark tespit edilmedi. Bupivakain uygulanan gurup postpartum 1. günde %60 çok iyi, %30 iyi derecede ağrı azalması tespit edildi. %0.5'lik bupivakain'in epidural katater ile obstetrik analjezi amacıyla uygulanması ile, itilme döneminin daha fazla uzamasına rağmen, hemodinamik stabilitenin komplikasyona yol açmayacak ölçüde değişmesi ve komplikasyon olasılığının düşük olması nedeniyle tercih edilebilir olduğu kanısına varıldı.
This study is performed at Ministry of Health Kartal Education and Research Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology. In this study, we investigated the effects and adverse effects on the mother and fetus of Bupivacaine 0.5% which is applicated by epidural catheter for providing a pain: free labor. In two groups in that is applicated and non-applicated epidural analgesia, the visuel analog scors, the duration of analgesia, the changes heamodynamics, the adverse effects, the Apgar scors, PO 2, PCO2 and pH values of mother and newborn are evaluated. Between two groups on the regards of parameters examinated, it has not been found the significantly consequence which have adverse effects on the mother and fetus. In the group in that epidural analgesia is applicated, at the first day of post-partum it has been determinated that the decreasing of pain with 60 % as quite good, 30 % as good Although the duration of the second stage does prolong, the minimal changes which is not accepted as a complication, of the stability hemodynamic and it has minimal risks to the parturient and no-adverse on the fetus, we determinated that the method of epidural catheter of bupivacaine 0,5 % is useful with confidently for obstetric analgesia.

2.
KLİNİĞİMİZDE TEDAVİ GÖREN MENENJİTLİ HASTALARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ
A RETROSPECTIVE REVIEW OF PATIENTS WITH MENINGITIS TREATED AT OUR PEDIATRICS CLINIC
Nurdan Kuş, Nadir Girit, Yasemin Akın Ekmekçioğlu, Gülnur Tokuç, Ahmet Özgüner
Sayfalar 527 - 531
1990-1994 yılları arasındaki beş yıllık dönem boyunca Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniğinde yatan 310 menenjitli hastanın dosyalarının retrospektif incelemesinde: 137'si kız, 173'ü erkek olmak üzere; 42 aseptik, 19 tüberküloz, 21 yenidoğan, 228 pürülan menenjit vakasının yatarak tedavi gördüğü, pürülan menenjitli hastaların 47'sinin meningokoksik menenjit olduğu ve M. meningitidis'in klasik olarak sık görüldüğü, mevsimle uyumlu olduğu saptanmıştır. Pürülan menenjit vakalarının sıklığının ise kış aylarında yoğunlaştığı ve yüksek oranda ÜSYE ile birlikte olduğu, aseptik menenjit olgularının %76'sının kabakulak sonucu oluştuğu, yaz ve sonbahar aylarında sıklığının arttığı görülmüştür. Pürülan menenjit vakalarının %42'si ilk yaş içerisinde ortaya çıkarken, aseptik menenjitte vakaların ortaya çıkış yaşı beş yaş civarında, tüberküloz menenjitte ise 3 ay-3 yaş civarında bulunmuştur. Komplikasyonlar yönünden ele alındığında, aseptik menenjit dışındaki tüm menenjitlerde hidrosefalinin en sık görülen komplikasyon olduğu, bunu tüberküloz menenjitte spastisite ve uygunsuz ADH salınımı, pürülan menenjitte ise spastisite ve subdural effüzyonun izlediği görülmüştür. Pürülan menenjitlerde en fazla izole edilen mikroorganizma Gram (-) diplokoklardır. Nöbet geçirme oranı %47.3 ile tüberküloz menenjit ve %47 ile yenidoğan menenjitinde en yüksek bulunmuştur. Tüberküloz menenjitli hastalarda filtrasyonun %73 olduğu, BCG (+) liğinin %37, PPD'nini ise %56 vakada ortalama 15.8 mm olduğu, tüberküloz menenjitin yüksek oranda akciğer tüberkülozu ile birlikte görüldüğü saptanmıştır. Tüberküloz menenjitin %31 ile en yüksek exitus oranı gösterdiği, bunu yenidoğan ve pürülan menenjitlerin izlediği tespit edilmiştir.
A retrospective review of 310 patients hospitalized at our pediatrics department with a diagnosis of meningitis between 1990 and 1994 was made. Of 310 patients, 137 were girls and 173 were boys. The cases included aseptic meningitis (n=42), tuberculous meningitis (n=19), neonatal meningitis (n=21), and purulent meningitis (n=228). Of patients with purulent meningitis, 47 had meningococcal meningitis, with M. meningitidis being the commonest cause and in consistence with seasonal variations. We noted that the incidence of purulent meningitis was higher in winter months accompanied usually by upper respiratory tract infections, and that 76% of aseptic meningitis cases resulted from mumps with a higher incidence in summer and fall seasons. We found that 42% of purulent meningitis cases occurred during the first year, that there was a higher incidence of aseptic meningitis at about five years of age, tuberculous meningitis being more common at about 3 months to 3 years. Hydrocephalus was the most commonly documented complication in all meningitis cases, but aseptic meningitis, followed by spasticity and inappropriate antidiuresis in tuberculous meningitis, and spasticity and subdural effusions in purulent meningitis. The most commonly encountered microorganizm was gram-negative diplococcus in purulent meningitis. Prevalence of seizures was 47.3% and 47% in tuberculous meningitis and neonatal meningitis, respectively. Patients with tuberculous meningitis presented with a filtration rate of 73% and a BCG positivity of 37%. Of all study patients, mean PPD result was 15.8 mm. We also found that tuberculous meningitis was accompanied by a high incidence of lung tuberculosis. Mortality rate was the highest in tuberculous meningitis, followed by neonatal and purulent meningitis, respectively.

3.
SUBLİNGUAL CAPTOPRİL VE NİFEDİPİNLE HİPERTANSİF KRİZ TEDAVİSİ
HYPERTENSIVE CRISIS THERAPY WITH SUBLINGUAL CAPTOPRIL AND NIFEDIPINE
Rahmi Irmak, Ali Yayla
Sayfalar 532 - 533
Hipertansif krizli 20 hastada sublingual captopril + nifedipin'in etkisini ve güvenilirliğini araştırdık. Hastaların yaş ortalaması 59.8 idi. Hastalar 25 mg captopril + 10 mg nifedipini dil altında çiğneyip emerek aldılar. Kan basıncı ve kalp atım hızları ilaç vermeden önce ve ilaç verdikten sonra 0, 5, 10, 20, 30, 45, 60, 75, 80 ve 120. dakikalarda oturur pozisyonda ölçüldü. Kan basıncı ilk beş dakikadan itibaren düşmeye başladı. Ortalama maksimal düşme ilk 30 dakika içinde oluştu. Bu etki iki saat boyunca devam etti. Kalp hızında değişme olmadı. Sonuçta sublingual captopril + nifedipinin hipertansif kriz tedavisinde etkili ve güvenli olduğu görüldü.
We evaluated efficacy and safety of sublingual captopril and nifedipine as an acute hypertensive therapy in 20 patients with hypertensive crisis. Twenty patients (mear age 59.8 years) with hypertensive crisis were studied. The patients dissolved 25 mg captopril plus 10 mg nifedipine sublingual. The patients blood pressure and at 5,10,20,30,45,60,75,90 and 120 minutes after drug administration. Blood pressure began to decrease five minutes after captopril and nifedipine administration. Mean time of maximal reduction was within 30 minutes. This effect was maintained over two hours. The results at our study indicate that sublingual captopril and nifedipine have no side effects and are effective drugs in patients with hypertensive crisis.

LookUs & Online Makale