ISSN: 2587-0998  |  e-ISSN: 2587-1404

SOUTHERN CLINICS OF ISTANBUL EURASIA - South Clin Ist Euras: 2 (1)
Cilt: 2  Sayı: 1 - 1991
ARAŞTIRMA MAKALESI
1. 
ÜLKEMİZDE ASTIMIN EPİDEMİYOLOJİK GÖRÜNÜMÜ
THE EPIDEMIOLOGY OF ASTHMA IN TURKEY
Yaşar Yılmazkaya, Fevzi Güneş
Sayfalar 197 - 201
Astma bronşiale en çok görülen akciğer hastalıklarından biridir. Son yıllarda hastalığın nedenleri ve tedavisi konularında önemli gelişmeler sağlanmasına karşın görülme sıklığı azalmamış, aksine artmıştır. Astma hastalığının görülme sıklığı, prevalansı, doğal seyriyle ilgili pek çok araştırma yapılmışsa da hastalığın tanımlamasında tek tip kriter kullanılmayışı sonuçların güvenilirliğini azaltmaktadır. Astım prevalansıyla ilgili Türkiye'de yapılan çalışmalar çok az hatta hiç denecek kadardır. Toplum genelinde yaygınlığı düşünülerek Türkiye'de 5 milyondan fazla kişide astma olduğu kabul edebilir bir düşüncedir. Polikliniklerimize son 5 yıllık süre içinde başvuran 54.250 kişiden astına bronşiale tanısı konulan 5.657 hastanın veri ve sonuçlarına göre bir çalışma yapıldı. Bu çalışma da astmanın Türkiye'deki illere göre dağılımı, yaşa göre dağılımı, kadın-erkek oranı, mesleksel durumları, IgE seviyeleri ve kalıtımla ilişkisi araştırıldı ve çıkan sonuçlar değerlendirildi.

2. 
VİRAL HEPATİTLİ OLGULARDA SERUM PREALBUMİN DÜZEYLERİ
SERUM PREALBUMIN LEVELS IN VIRAL HEPATITIS CASES
Işık Türkalp, Günay Gözüm, Mualla Ayyıldız
Sayfalar 202 - 203
Bu çalışma viral hepatitli olgularda serum prealbumin düzeylerini saptamak ve bu düzeylerin viral hepatitin tanısındaki değerlerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla 38 viral hepatitli olguda ve 32 sağlıklı kontrol olgusunda serum prealbumin düzeyleri, serum AST, ALT, GGT, ALP, total protein, albumin, total bilirubin ve direkt bilirubin düzeyleri ile birlikte tayin edilmiştir. Kontrol gurubunda prealbumin düzeyleri 19.10-37.50 (28.96±6.18 mg/dl)olarak saptanmıştır Oysa viral hepatitli olgularda ise 3.3-23.0, 9.60±7.06 mg/dl olarak bulunmuştur. Akut viral olgularda kontrol grubuna kıyasla serum prealbumin seviyelerinde belirgin bir düşme saptanmıştır. Bu düşme istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. (p<0.001). Viral hepatitli olgularda hastalığın başlangıç döneminde serum pre albumin düzeylerinde saptanan düşme, tayin edilen diğer parametrelerde görülen değişmelerle uyumludur. Bu çalışma ile elde edilen verilerden serum prealbumin tayinlerinin akut viral hepatitin tanısında yararlı olabileceği kanısına varılmıştır.

3. 
SAĞLIKLI PREMATÜRELERDE ELEKTROKARDİOGRAFİK BULGULAR VE DEĞERLENDİRİLMESİ
THE EVALUATION OF THE ECG FINDINGS OF HEALTHY PREMATURE BABIES
Nazmi Yıldız, Yasemin A Ekmekçioğlu, Nevin Bozbora, Ayten Çağatay
Sayfalar 204 - 207
Doğum tartıları 1100 ile 2300 gr arasında değişen 30 prematüre bebeğin EKG'lerin incelendi. Olguların %65'inde sağ aks, %35'inde nötral aks bulundu. Düşük tartılı gurupta (>1500 gr) sağ aks deviasyonu daha azdı. Prematürelerdeki EKG traselerinin, terminde doğanlara göre erişkin patternine kaydığı gözlendi.PR süresi (D2'de) 1500 gr'ın altındaki gurupta ortalama 0.09", diğer gurupta ise 0.094" bulundu. P amplitüdü ise (aynı derivasyonda), I. gurupta (1500 gr'ın altı) ortalama 1,8 mm, diğer gurupta 1.5 m bulundu. Bu değerler miyadında doğanlara göre, P amplitüdü yüksek, PR süresi ise kısa bulunmuştur. QRS süresi, düşük ağırlıklı gurupta daha fazla olmak üzere kısa, QRS voltajı ise her iki prematüre gurubunda belirgin derecede farklı olmamak üzere düşük bulunmuştur. Ayrıca değerlendirmelerin doğru yapılabilmesi için çekim tekniğine çok dikkat etmek gerektiği vurgulanmıştır.

4. 
PLEURAL EFFÜZYONLARIN TANI VE TAKİBİNDE ULTRASONOGRAFİNİN ÖNEMİ
THE EFFECTIVENESS OF ULTRASOUND IN DIAGNOSIS AND FOLLOW UP OF PLEURAL EFFUSION CASES
Ahmet Özgüner, Meral İnalhan, Oğuz Oran, Erdal Akgün, Engin Tutar
Sayfalar 208 - 209
Pleural effüzyonlu vakaların tanı ve niteliğinin belirtilmesinde ultrasonografi'nin etkinliğini araştırmak amacı ile 24 hasta incelendi. Sonuçta PA ve lateral akciğer grafilerinin göstermekte yetersiz kaldığı olgularda ulturasonografinin daha kesin ve ayrıntılı bir yöntem olduğu görüldü.

5. 
LAMELLER KERATOPLASTİ
LAMELAR KERATOPLASTY
Ahmet İçağasioğlu, Anıl Kubaloğlu, B Sayar Küçümen, Ö Faruk Yılmaz
Sayfalar 210 - 212
Optik, terapötik, tektonik ve preparatuar endikasyonla lameller keratoplasti yapılan 17 gözdeki sonuçlar değerlendirilmiştir. Lameller keratoplasti 3 gözde tümör, 2 gözde kimyasal yanığa bağlı vaskülarize lökom ve 12 gözde rekürren ptergium nedeniyle yapılmıştır. Gözler en az 14 ay ile en uzun 38 ay, ortalama 18 ay süre ile takip edilmişlerdir. Ameliyat sonrası bir gözde erken ve bir gözde geç dönemde greft rejeksiyonu meydana gelmiştir. Diğer gözlerde uzun süreyle saydam greftler elde etmek mümkün olmuştur.

6. 
HENOCH-SCHÖNLEİN PURPURASI TANISI ALAN VAKALARIMIZIN KLİNİK VE LABORATUVAR DEĞERLENDİRMESİ
THE CLINICAL AND LABORATORY EVALUATION OF THE CASES HAVING THE HENOCH-SCHONLEIN SYNDROME
Ahmet Özgüner, Oğuz Söylemezoğlu, Meral İnalhan, Şükrü T Cura, Nadir Girit
Sayfalar 213 - 214
Bu çalışmada hastanemiz çocuk kliniğinde 1988-1990 yıllarında Henoch-Schönlein tanısıyla izlenen 20 vaka etyoloji, seroloji, laboratuvar, cilt biyopsi sonuçlan ve steroid tedavisi yönünden incelendi. Döküntü, GİS. ve eklem bulguları en sık görülen semptomlar olup %10 unda renal komplikasyon saptandı. Biyolojiden sorumlu kesin bir etken tespit edilmedi. Steroid alan %20 hastada hastaneye yatış ve klinik düzelme açısından almayanlara göre fark görülmedi.

LookUs & Online Makale