INTRODUCTION: Healthcare-associated infections (HAIs) represent a significant public health concern due to attributable mortality, prolonged hospital stays, and increased costs. The aim of this point-prevalence study was to evaluate device utilization rates, the prevalence of HAIs, associated risk factors, and clinical outcomes in the intensive care unit (ICU).
METHODS: On the index day, for each patient, clinical data, infection status, antibiotic use (empirical, definitive, prophylactic), and device utilization were recorded. The definitions of HAIs were based on the Ministry of Health HAIs Surveillance Diagnostic Guidelines.
RESULTS: Data from 104 patients were prospectively collected and analyzed. The median age was 70.5 years, and 57.7% were male. Overall, 69.2% had a central venous catheter (CVC), 95.2% a urinary catheter (UC), 68.3% mechanical ventilation (MV), 11.5% continuous renal replacement therapy and 14.4% parenteral nutritional support. Antibiotic use was identified in 70.2% of patients, with the most frequently isolated pathogens being P. aeruginosa (46.7%) and A. baumannii (20.0%). Patients were stratified into three groups: Community-acquired infection (n=37), nosocomial infection (n=35), and no infection (n=32). In the nosocomial infection group, rates of MV, tracheostomy, CVC, and dialysis catheter utilization were significantly higher (p<0.05). In addition, ICU length of stay was significantly longer in this group (24 days, p=0.001), and mortality was markedly higher (p=0.007). The overall prevalence of HAIs was 13.5%. The most common infection type was central line–associated bloodstream infection (42.9%), followed by catheter-associated urinary tract infections (28.6%), ventilator-associated events (14.3%), and surgical site infections (14.3%). Patients with HAIs had significantly longer ICU stays (54 days vs. 10 days, p<0.001). Mortality rates were 57.1% in the HAIs group and 42.9% in the non-HAIs group; however, this difference did not reach statistical significance (p=0.360). Additionally, APACHE-II scores, MV and tracheostomy rates were significantly higher in HAIs group (p=0.005, p=0.035, p=0.005).
DISCUSSION AND CONCLUSION: The high frequency of antibiotic use and frequent isolation of resistant pathogens underscore the critical importance of antimicrobial stewardship programs, while the predominance of catheter-related infections highlights the necessity of reducing invasive procedures.
Keywords: Healthcare-as-sociated infections, intensive care unit, invasive devices, risk factors; mortality.
GİRİŞ ve AMAÇ: Sağlık bakımı ilişkili enfeksiyonlar (SBİE), atfedilebilir mortalite, uzamış yatış süresi ve artan maliyetler nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu nokta prevalans çalışmasının amacı, yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) cihaz kullanım oranlarını, SBİE prevalansını, ilişkili risk faktörlerini ve klinik sonuçlarını değerlendirmektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: İndeks gününde, çalışmaya 48 saattir YBÜ’de yatan, 18 yaş üstü tüm hastalar dahil edildi. Her hasta için klinik veriler, enfeksiyon durumu, antibiyotik kullanımı (ampirik, definitif, profilaktik) ve cihaz kullanımları kaydedildi. SBİE tanıları için, ‘Sağlık Bakanlığı SBİE Sürveyans Tanı Rehberi’ esas alındı.
BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 104 hastanın medyan yaşı 70.5 yıl olup, %57.7’si erkekti. Tüm hastaların %69.2’sinde santral venöz kateter (SVK), %95.2’sinde üriner kateter (ÜK), %68.3’ünde mekanik ventilasyon (MV), %11.5’inde sürekli renal replasman tedavisi ve %14.4’ünde parenteral beslenme desteği mevcuttu. Antibiyotik kullanımı %70.2 oranında saptanmış olup, en sık izole edilen başlıca patojenler ise P. aeruginosa (%46.7), A. baumannii (%20.0) idi. Hastalar toplum kaynaklı enfeksiyon (n=37), nazokomiyal enfeksiyon (n=35) ve enfeksiyonsuz (n=32) olmak üzere 3 grupta değerlendirildi. Hastane kaynaklı enfeksiyon grubunda MV trakeostomi, SVK ve diyaliz kateteri kullanım oranları anlamlı daha yüksekti (p<0.05). Ayrıca bu grupta yoğun bakımda kalış süresi anlamlı daha uzun (24 gün, p=0.001), mortalite oranı belirgin daha yüksekti (p=0.007). Genel SBİE prevalansı %13.5 olarak saptandı. Ensık enfeksiyon tipi SVK ilişkili kan dolaşım enfeksiyonları (%42.9) olup, bunu ÜK ilişkili enfeksiyonlar (%28.6), ventilatör ilişkili olaylar (%14.3) ve cerrahi alan enfeksiyonları (%14.3) izledi. SBİE tanısı alan hastalarda yatış süresi anlamlı daha uzun bulunmuş (54 gün vs. 10 gün; p<0.001), mortalite oranı ise SBİE grubunda %57.1, SBİE’siz grupta %42.9 olarak saptanmış olup istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p=0.360). Ayrıca SBİE grubunda APACHE-II skoru, MV ve trakeostomi oranları anlamlı düzeyde daha yüksekti (p=0.005, p=0.035, p=0.005).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu çalışma, yoğun bakımda invaziv cihaz kullanımının yüksek olduğunu ve SBİE gelişimiyle ilişkili bulunduğunu göstermiştir. Kateter ilişkili enfeksiyonların baskınlığı, invaziv girişimlerin azaltılmasını zorunlu kılmaktadır. Yüksek antibiyotik kullanımı ve dirençli patojenlerin sık izolasyonu akılcı antibiyotik programlarının önemini ortaya koymaktadır
Anahtar Kelimeler: Sağlık bakım ilişkili enfeksiyonlar, yoğun bakım ünitesi, invaziv cihazlar, risk faktörleri; mortalite.