ISSN    : 2587-0998
E-ISSN : 2587-1404

Clinical and Surgical Predictors of Visual and Anatomical Outcomes Following Pars Plana Vitrectomy for Rhegmatogenous Retinal Detachment [South Clin Ist Euras]
South Clin Ist Euras. 2026; 37(2): 173-178 | DOI: 10.14744/scie.2026.71463

Clinical and Surgical Predictors of Visual and Anatomical Outcomes Following Pars Plana Vitrectomy for Rhegmatogenous Retinal Detachment

Güzide Akçay1, Ulviye Kıvrak2, Işıl Kutlutürk Karagöz1, Ezgi Tanyeri Kılınç1, Kezban Bulut1, Dilber Çelik Yaprak1, Hatice Selen Kanar3
1Department of Ophthalmology, University of Health Sciences, Kartal Dr. Lütfi Kırdar City Hospital, Istanbul, Türkiye
2Department of Ophthalmology, University of Health Sciences, Kartal Dr. Lütfi Kırdar City Hospital, Istanbul, Türkiye; Department of Advanced Neurological Sciences, Istanbul University Institute of Graduate Studies in Health Sciences, Istanbul, Türkiye
3Department of Ophthalmology, Acıbadem University, Istanbul, Türkiye

INTRODUCTION: To investigate the clinical and surgical factors affecting visual outcomes and recurrence rates following pars plana vitrectomy (PPV) for rhegmatogenous retinal detachment (RRD).
METHODS: This retrospective study included 226 patients who underwent PPV for RRD between 2022 and 2024 at a tertiary care center in Türkiye. Demographic data, duration of symptoms, macular status, presence of proliferative vitreoretinopathy (PVR), type of intravitreal tamponade, pre- and postoperative best-corrected visual acuity (BCVA), intraocular pressure (IOP), and recurrence rates were analyzed.
RESULTS: Patients had a mean age of 57.9±14.4 years and were predominantly male (67.7%); 76.5% were macula-off, and 25.7% had PVR. Mean BCVA improved significantly from 1.8±0.7 to 1.0±0.6 logMAR (p<0.001), with preoperative BCVA independently predicting post-operative BCVA (β=0.185, p=0.003). Visual improvement was poorer in eyes with macula-off status (p=0.044) and preoperative PVR (p=0.046), better with earlier surgical intervention (<7 days; p=0.030), and greater with C3F8 tamponade than with other agents (p=0.043), while combined cataract surgery did not influence outcomes (p=0.917). IOP increased modestly from 13.9±3.9 to 15.3±3.9 mmHg (p<0.001); 17.3% of patients required antiglaucomatous therapy, more often with silicone oil (SO) tamponade (p=0.023), without affecting final BCVA (p=0.917). Recurrent RRD occurred in 18.6% of patients and was higher in those with PVR (39.7% vs. 11.3%; p<0.01). Multivariable analysis identified PVR as the only independent predictor of recurrence (OR=3.44, p=0.023), and recurrence was lower with C3F8 than with SO (11.1% vs. 24.1%; p=0.026).
DISCUSSION AND CONCLUSION: These findings underscore the importance of preserving macular attachment, minimizing surgical delay, and recognizing PVR as a key determinant of both functional recovery and recurrence in optimizing outcomes after PPV for RRD.

Keywords: Pars Plana Vitrectomy, Recurrence, Rhegmatogenous Retinal Detachment, Visual Acuity.


Regmatojenöz Retina Dekolmanında Pars Plana Vitrektomi Sonrası Görsel ve Anatomik Sonuçları Etkileyen Klinik ve Cerrahi Öngördürücüler

Güzide Akçay1, Ulviye Kıvrak2, Işıl Kutlutürk Karagöz1, Ezgi Tanyeri Kılınç1, Kezban Bulut1, Dilber Çelik Yaprak1, Hatice Selen Kanar3
1
2
3

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, regmatojenöz retina dekolmanı (RRD) nedeniyle pars plana vitrektomi (PPV) uygulanan hastalarda görsel sonuçları ve nüks oranlarını etkileyen klinik ve cerrahi faktörleri araştırmaktır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu retrospektif çalışmaya, Türkiye’de üçüncü basamak bir merkezde 2022-2024 yılları arasında RRD nedeniyle PPV uygulanan 226 hasta dâhil edildi. Hastaların demografik özellikleri, semptom süresi, maküla durumu, proliferatif vitreoretinopati (PVR) varlığı, kullanılan tamponad tipi, ameliyat öncesi ve sonrası en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EDGK), göz içi basıncı (GİB) ve retina dekolmanı nüks oranları analiz edildi.
BULGULAR: Hastaların ortalama yaşı 57.9±14.4 yıl olup, %67.7’si erkekti. Olguların %76.5’i maküla-off, %25.7’sinde PVR mevcuttu. Ortalama EDGK, 1.8±0.7 logMAR’dan 1.0±0.6 logMAR’a anlamlı düzeyde iyileşti (p<0.001) ve ameliyat öncesi EDGK, ameliyat sonrası EDGK’nın bağımsız bir öngördürücüsü olarak saptandı (β=0.185; p=0.003). Görsel iyileşme, maküla-off durumunda (p=0.044) ve preoperatif PVR varlığında (p=0.046) daha kötü; erken cerrahi (<7 gün; p=0.030) ve C3F8 tamponadı kullanılan olgularda ise daha iyi bulundu (p=0.043). Kombine katarakt cerrahisinin görsel sonuçlar üzerine anlamlı etkisi izlenmedi (p=0.917). Ortalama GİB’de hafif bir artış gözlendi (13.9±3.9’dan 15.3±3.9 mmHg’ya; p<0.001); hastaların %17.3’ünde antiglokomatöz tedavi gereksinimi ortaya çıktı ve bu durum silikon yağı tamponadı ile daha sık ilişkiliydi (p=0.023). Ancak GİB artışı nihai EDGK’yı etkilemedi (p=0.917). RRD nüksü %18.6 oranında görüldü ve PVR varlığında anlamlı olarak daha yüksekti (%39.7’ye karşı %11.3; p<0.01). Çok değişkenli analizde PVR, nüks için tek bağımsız öngördürücü olarak belirlendi (OR=3.44; p=0.023). Nüks oranı C3F8 tamponadı kullanılan hastalarda silikon yağına kıyasla daha düşüktü (%11.1’e karşı %24.1; p=0.026).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu bulgular, maküla bütünlüğünün korunmasının, cerrahi gecikmenin en aza indirilmesinin ve PVR’nin hem fonksiyonel iyileşme hem de nüks açısından temel bir belirleyici olarak tanınmasının, RRD için PPV sonrası sonuçların optimize edilmesinde kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Regmatojenöz retina dekolmanı, pars plana vitrektomi, görme keskinliği, nüks.


Corresponding Author: Güzide Akçay, Türkiye
Manuscript Language: English
×
APA
NLM
AMA
MLA
Chicago
Copied!
CITE
LookUs & Online Makale