INTRODUCTION: Gallbladder polyps (GPs) are increasingly detected with abdominal ultrasonography; although most are benign, differentiating benign from neoplastic lesions pre-operatively remains challenging. Current guidelines recommend cholecystectomy for polyps ≥10 mm, yet the true malignancy risk in smaller or symptomatic lesions is still debated.
METHODS: We performed a single-centre retrospective cohort study of adults (≥18 years) who underwent elective cholecystectomy for radiologically confirmed gallbladder polyps. Demographic, clinical, radiological and histopathological data were extracted from electronic records. The primary outcome was histopathological evidence of neoplasia. Categorical variables are presented as n (%), continuous variables as mean ± SD or median (IQR).
RESULTS: Fifty-seven patients were included (33 women, 24 men; mean age 45.4±14.8 years). Most (50/57, 87.7%) were symptomatic, commonly with right upper-quadrant pain or dyspepsia. Polyps were <10 mm in 43 patients (75.4%) and ≥10 mm in 14 (24.6%). Histology revealed cholesterol or other benign polyps in 55 cases (96.5%). Neoplastic change was identified in two patients (3.5%): One benign intraluminal papillary neoplasia and one high-grade intraepithelial neoplasia; both lesions occurred in polyps ≥10 mm. No neoplasia was found in polyps <10 mm. Sex, symptom status and polyp multiplicity were not associated with neoplastic transformation.
DISCUSSION AND CONCLUSION: In this cohort, neoplastic transformation was confined to polyps ≥10 mm, reinforcing the 10-mm threshold for prophylactic cholecystectomy. Polyps <10 mm—especially in asymptomatic patients—were uniformly benign, supporting conservative ultrasound surveillance. Larger, prospective studies are warranted to refine risk stratification for intermediate-sized lesions.
Keywords: Cholecystectomy, gallbladder neoplasms, polyps, retrospective studies; risk assessment.
GİRİŞ ve AMAÇ: Safra kesesi polipleri (SKP), abdominal ultrasonografi ile giderek daha sık saptanmaktadır. Çoğu benign olmakla birlikte, preoperatif dönemde benign ve neoplastik lezyonların ayırt edilmesi güçtür. Mevcut kılavuzlar ≥10 mm poliplerde kolesistektomiyi önermektedir, ancak daha küçük veya semptomatik poliplerde malignite riski tartışmalıdır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Radyolojik olarak safra kesesi polibi saptanan ve elektif kolesistektomi uygulanan ≥18 yaş erişkin hastalar retrospektif olarak incelendi. Demografik, klinik, radyolojik ve histopatolojik veriler kaydedildi. Primer sonuç, histopatolojik olarak neoplazi varlığıydı. Kategorik veriler sayı (%) ile, sürekli değişkenler ortalama ± SS veya medyan (IQR) ile sunuldu.
BULGULAR: Toplam 57 hasta (33 kadın, 24 erkek; ort. yaş 45.4±14.8 yıl) çalışmaya dahil edildi. Hastaların çoğu (%87.7) semptomatikti; en sık sağ üst kadran ağrısı ve dispepsi izlendi. Kırk üç hastada (%75.4) polip <10 mm, 14 hastada (%24.6) ≥10 mm idi. Histopatolojide 55 olguda (%96.5) kolesterol veya diğer benign polipler saptandı. İki hastada (%3.5) neoplastik değişiklik görüldü: Biri benign intraluminal papiller neoplazi, diğeri yüksek dereceli intraepitelyal neoplazi; her iki olgu da ≥10 mm poliplerdeydi. <10 mm poliplerde neoplazi izlenmedi. Cinsiyet, semptom durumu ve polip çokluğu ile neoplastik dönüşüm arasında ilişki bulunmadı.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu kohortta neoplastik dönüşüm yalnızca ≥10 mm poliplerde görüldü ve profilaktik kolesistektomi için 10 mm eşik değerini destekledi. <10 mm polipler özellikle asemptomatik hastalarda, tamamen benign bulundu ve ultrason ile konservatif izlem güvenilir göründü. Orta boyutlu lezyonlar için risk sınıflamasını netleştirmek amacıyla daha geniş, prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.
Anahtar Kelimeler: Kolesistektomi, polipler, retrospektif çalışmalar, risk değerlendirmesi; safra kesesi neoplazileri.