E-ISSN : 2587-1404
ISSN    : 2587-0998

Hızlı Arama




Laparoscopic Endoscopic Surgical Science Malign-Paramalign Plevral Sıvının Ayırıcı Tanısında PET-BT’nin Rolü [SCIE]
SCIE. 2019; 30(4): 315-319 | DOI: 10.14744/scie.2019.42104

Malign-Paramalign Plevral Sıvının Ayırıcı Tanısında PET-BT’nin Rolü

Bülent Akkurt, Elif Torun Parmaksız, Coşkun Doğan, Seda Beyhan Sagmen, Nesrin Kıral, Ali Fidan, Saadet Akkus, Sevda Şener Cömert
Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, İstanbul, Türkiye

GİRİŞ ve AMAÇ: Kanser hastalarında plevral efüzyon görülmesi evreyi, prognozu ve tedaviyi etkileyeceği için önemli bir sorundur. Bu nedenle paramalign-malign sıvı ayrımının yapılması gereklidir. Çalışmamızda PET-BT’nin plevral efüzyonu değerlendirmedeki rolünü araştırmayı amaçladık.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Malignite tanısı ve eşlik eden plevral efüzyonu olup, PET-BT ile değerlendirilen hastalar ileriye yönelik olarak çalışmaya alındı. Hastaların demografik bilgileri ve PET-BT bulgularına göre plevral sıvının SUDmaks değerleri kaydedildi. Tüm hastalarda torasentez yapılarak plevral sıvının glukoz, LDH, albumin ve total protein içeren biyokimyasal parametleri ölçüldü, pH değerleri bakıldı. Tüm plevral sıvılar sitolojik değerlendirme için gönderildi. Sitolojik değerlendirme sonrasında hastalar malign veya paramalign plevral efüzyon olarak tanımlandı ve iki gruba ayrıldı. Gruplar arasında SUDmax değerlerinin karşılaştırılmasında t-testi kullanıldı. Kategorik verilerin karşılaştırılmasında ise ki-kare testi kullanıldı.
BULGULAR: Çalışmaya yaş ortalaması 63.55 (37–88) yıl olan 30 kadın (%43), 39 erkek (%57) toplam 69 hasta alındı. Sitolojik analiz ile 53 hastada malign plevral efüzyon saptandı; 16 hastanın takiplerinde sıvı sitolojisinde atipik hücre saptanmaması ve malignite lehine klinik bulgu gelişmemesi nedeniyle plevral sıvı paramalign olarak kabul edildi. Paramalign sıvılarda ortalama SUDmaks 1.43, malign sıvılarda 1.5 olarak bulundu, aralarında anlamlı fark saptanmadı. Akciğer kanseri olan 13, mezotelyoma olan 3, meme kanseri olan 2, kolon kanseri olan 2, over kanseri olan 1, mide kanseri olan 1 ve endometrium kanseri olan 1olgu olmak üzere toplam 23 (%33) olguda FDG tutulumu olmadığı halde malign sitolojik bulgular saptandı. PET’nin malign plevral sıvıları saptamak için sensitivitesi %56.6, spesifisitesi %50 bulundu; pozitif prediktif değeri %78.9, negatif prediktif değeri %25.8 olarak hesaplandı.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Plevral sıvılarda FDG tutulumuna göre malign-paramalign ayrımı yapmak yanıltıcı sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle, malign sıvı varlığının klinik yaklaşımı değiştireceği olgularda ileri tanısal işlemlerin kullanılması gerektiğini öne sürüyoruz.

Anahtar Kelimeler: Malign plevral efüzyon, paramalign plevral efüzyon; PET-BT.

The Role of PET-CT in the Differential Diagnosis of Malignant-Paramalignant Pleural Effusion

Bülent Akkurt, Elif Torun Parmaksız, Coşkun Doğan, Seda Beyhan Sagmen, Nesrin Kıral, Ali Fidan, Saadet Akkus, Sevda Şener Cömert
Department of Chest Diseases, University of Health Sciences, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Training and Research Hospital, İstanbul, Turkey

INTRODUCTION: Pleural effusion is an important problem in cancer patients as it will affect the stage, prognosis and treatment. Therefore, it is necessary to distinguish between paramalignant and malignant effusions. In this study, we aimed to investigate the role of PET-CT in the evaluation of pleural effusion.
METHODS: Patients diagnosed with malignancy and associated pleural effusion and evaluated by PET-CT were prospectively included in this study. SUDmax values of pleural fluid were recorded in consideration of the demographic information and PET-CT findings. In all patients, biochemical parameters, including glucose, LDH, albumin and total protein and pH values of the pleural fluid obtained by thoracentesis, were measured. All pleural fluid samples were sent for cytological evaluation. After cytological evaluation, patients were defined as having malignant or paramalignant pleural effusion and accordingly divided into two groups. The t-test was used to compare SUDmax values between the groups. A chi-square test was used to compare categorical data.
RESULTS: A total of 69 patients (30 women [43%] and 39 men [57%]) with a mean age of 63.55 (37–88) years were included in this study. The cytological analysis revealed malignant pleural effusion in 53 patients. In the follow-up of 16 patients, pleural fluid was accepted as of paramalignant nature due to the absence of both atypical cells in the fluid cytology and also clinical findings favoring malignancy. The mean SUDmax value was found to be 1.43 in paramalignant fluids and 1.5 in malignant fluids but without any statistically significant difference. Malignant cytological findings were detected despite the absence of FDG involvement in 23 (33%) cases, including patients with lung cancer (n=13), mesothelioma (n=3), breast cancer (n=2), colon cancer (n=2), ovarian cancer (n=1), gastric cancer (n=1), or endometrial cancer (n=1). PET had a sensitivity of 56.6% and a specificity of 50% in the detection of malignant pleural effusions with a 78.9% positive, and 25.8%negative predictive value.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Distinguishing between malignant and paramalignant effusions according to FDG uptake in pleural fluids may cause misleading results. Therefore, we suggest that advanced diagnostic procedures should be used in cases where the presence of malignant fluid will change the clinical approach.

Keywords: Malignant pleural effusion, paramalignant pleural effusion; PET-CT.

Bülent Akkurt, Elif Torun Parmaksız, Coşkun Doğan, Seda Beyhan Sagmen, Nesrin Kıral, Ali Fidan, Saadet Akkus, Sevda Şener Cömert. The Role of PET-CT in the Differential Diagnosis of Malignant-Paramalignant Pleural Effusion. SCIE. 2019; 30(4): 315-319

Sorumlu Yazar: Bülent Akkurt, Türkiye
LookUs & Online Makale